İçlerinde, cimriliği ve parası çalınacak korkusuyla, ölmüş anneleri uyanmıştı. Para ölümü zehirlerse, ölümden bir tek öfke çıkar. Tabutların üzerinde insanlar dövüşür.
“En temel özlem, özlenen (daha / henüz / hâlâ...)
özleyenin yamndayken başlayan özlemdir — yoksa,
özlenen daha özlenmemişken; henüz "burada"yken;
hâlâ özleyenin yamndayken, duyulmayan özlem,
neye yarar ki...
Özlem, özleneni, özlenmesi gerekmezken de
özlemektir.”
“Özlem sana öteki duygularının ölçüsünü ve derecesini açıkeden duygudur — neyi nasıl ve ne kadar
istediğini; kimi nasıl ve ne kadar sevdiğini...
Özlem, isteminin ve sevginin, mihenk taşıdır.
Özlemin, ölçündür.”
“Özlem ile sevginin temel ilişkisi, özleyenin aynı zamanda özlenen; özlenenin de aynı zamanda özleyen
olduğu durumlarda belirir:
Orada, özlemin bu ikili-karşılıklılığı, yoğunluk olarak ne kadar eşit düzeydeyse, o iki kişi arasındaki sevgi de
o kadar büyüktür.
Uç durumda —tam eşitlikte—, özlem ile sevginin
nitelikleri çakışır : özlemek, sevmektir; sevmek de,
özlemek — aralarında da bir fark yoktur...”