Felix

yaşadığım hayatın içimi çürüten bir hayat olduğunu bilerek konuşuyorum. Evet, bu hayatı ardımda bırakabilirim.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Aslında içimizi ezen, istemediğimiz, hayat diye bize dayatılan bu biçimi reddetmek istiyoruz. Kim bilir, belki bizim de razı olacağımız bir hayat bir yerlerde vardır.
Belki de insanın gerçek anlamda tek özgürlüğü bu: hayata istediği an veda edebilmek.
Bu ülkede üç nesil biriktirdiğimizin nasıl bir anda silindiğini, ailelerin yüzyıllık emeğinin nasıl alındığını, savaşın ve devletin bize neler öğrettiğini biliyorsun. Hırsızlığı, sahtekârlığı, zorbalığı…
Umutsuzluğun içinde, çaresizlikle ismini tekrar etmekten başka bir şey bulamıyor.