Vezir Nizamülmülk…imparatorlara onyıllarca sözünü geçirdikten sonra dostu Hayyam’dan birkaç ay ömrünün kaldığını öğrenir. Kaderine razı olup yokluk düşüncesine alışınca önce devlet işlerinden elini eteğini çeker ve 4 asır sonra Batı için Macchiavelli’nin Prens’i ne anlama gelecekse İslam dünyası için benzer bir anlam ifade eden bu eseri yazmaya adar kalan ömrünü.
Ama aralarında hatırı sayılır bir farklılık vardı yine de. Prens, siyasette hayal kırıklığına uğramış, her türlü iktidardan yoksun kalmış birinin eseriydi. Siyasetnâme ise bir imparatorluk banisinin yeri doldurulmaz tecrübesinin ürünüydü.
Amin Maalouf’un Semerkat’ında bu şekilde bir tasvirle çıkmasaydı karşıma bu kadar eğilirmiydim eserin üstüne bilmiyorum. Ama bazen bir romanın açtığı yolda dizilir sıra sıra okuma listeleri…Hayyam’ı sevenler, sevdiklerini de merak edenler elbette bu yollara düşecekler benim gibi…
İyi okumalar…