"Bugün artık felsefe profesörleri görüyorum, filozoflar değil" diyen Thoreau gerçek bilgenin, felsefesini hayatı ve eylemleriyle şimdileştireceğini, yani anın gerçekliğinin bir parçası kılacağını söyler.
Thoreau sivil itaatsizlik ifadesini hiç kullanmamıştır. O halde kurduğumuz bu ilişki bir sahtekarlık, bir yanlış anlaşılma veya bir abartı mıdır? Buna paralel olarak Hannah Arendt, john Rawls gibi entelektüel otoriteler Thoreau'nun davranışının karşı konulmaz bir biçimde vicdani red hareketi olduğunu dile getirirler.