Ateş havasız olmaz: Bu yüzden, birini anlamak için diğerini anlamak lazımdır. Dolayısıyla her şey hem sonuç hem sebeptir; hem destekleyen hem desteklenendir; hem dolaylı hem dolaysızdır.
Çıktığımızda sonsuza erişebileceğimiz bir kule inşa etmek için, sağlam bir zemin ve dayanıklı bir temel bulma arzusuyla yanıp tutuşuyoruz. Fakat bütün temeller çatırdıyor, altımızdaki toprak yarılıp uçurumlara dönüşüyor.
Kesin bilgiye de, mutlak cehalete de sahip olamayışımızın sebebi budur. Geniş mi geniş bir alanda, daima kararsız ve başıboş bir halde oradan oraya sürüklenip duruyoruz.