Asıl sebep ve illetlere varabilseniz göreceksiniz ki en zayıf tarafımız dışımızdadır. Gözümüzü kör eden yedi renktir, kulağımızı sağır eden sesler, ağzımızı paslandıran yediklerimiz, kalbimizi önce coşturup sonra durduran sonsuz koşmalarımızdır. Yüksek insan dışına değil, içine kıymet verendir.
Kitapların giriş kısımları ilk 20 sayfası falan beni çekmeli kendine. Buna çok dikkat ederim. Başta kendimi çok zorladım kitabı okumak için biraz zoraki okudum hatta. Kitabın baş karakteri Emma elindekiyle yetinmeyen, kendisi gibi değil de kendi dışında birinin olma arzusuyla hareket eden ve bunun için her şeyi göze alan bir kadın. Döneminin kurallarına baş kaldıran, örf adetlerle ilgilenmeyen, hayalleri uğruna çocuğunu yok sayan bir anne aynı zamanda. Emma daha ne istiyosun diye karakterle kavga edebilirsiniz :) Ama onun yerine kendinizi de koyup ben ne yapardım diye de düşünebilirsiniz.
Kitap döneminde konusu itibariyle çok ses getirmiş hatta dava bile edilmiş. Böyle olması insanı biraz daha meraklandırıyor.
Emmayı sever misiniz bilmem :) ama kitaba bir şans verin. İyi okumalar
Madam BovaryGustave Flaubert · Altın Kalem Yayınları · 197540,7bin okunma
Tesadüflerin oyuncağı olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?