Burçak

frijit kadın tarifine tıpatıp uyuyorum. O üzül­mesin diye, iki-üç dakika sonra ahlayıp, uhlayıp, inleyip, sar­sılıyorum. Zaten onun işi de iki dakikada bitmiş oluyor. O mutlu. Beni mutlu ettiğinden emin, kendinden emin. Söyle­sem mi? Ona bunu söylesem ne olacak, ne değişecek ki, ya bende bir bozukluk varsa, adam boşu boşuna mutsuz olacak.
Reklam
Ben artık kimseye aşık değilim
Ben sana artık âşık değilim Mehmet, içimi titretmiyorsun... yüreğimi hoplatmıyorsun, heyecanlandırmıyorsun beni artık... Ben sa­na âşık değilim Mehmet... Ve belki de hiç olmadım.
Mehmet gittikten sonra içim acıyor. Duygularımı kestire­miyorum... Ne oldu bana? Ne oldu Mehmet’e? Ne oldu bize? Aşka...
“Evet, evliliğin kurallarını çiğnedim, ama dört duvar ara­sına girip, en ince noktalarına kadar birini tanıyınca, aşkın bitmesi benim suçum mu?”
Bankadaki hesabım üç-beş ayda kabardı. O hesap olmasa hiç rahat edemezdim... Örneğin evden kapıyı vurup çıkamazdım... Bir, arkadaşlarım, iki, bankadaki, hesabım... Bazı şeyler gerçek­ten gerekli insana.
Reklam