Babasının ona kayak sözü verdiği o sabah hissettiklerini hatırladı ve o an birden, her şeye rağmen ona karşı neden bu kadar derin bir sevgi beslediğini anladı: Babasıyla yalnız kalma fırsatı.
Onu yıllar boyu ayakta tutan, hayatın hep doğru tarafında kalmasını sağlayan, işte o anlardı. Bir pencerenin açılıp hayatın sadece o ikisi için fırsatlar sunduğu anlar, birlikte planlar yaptıkları, yapacakları her şeyi heyecanla fısıldadıkları, kaçışın yaklaştığı anlar.
“Herkesin, sadece kendine ait, içini dışını bildiği, kendini güvende hissettiği bir ormanı vardır. Ve kendi ormanına sahip olmak, bu hayattaki en güzel şeydir.”
“Hiçbir şey görmez ve duymazdın. İşler rayından çıkınca bir tımarhanede yaşadığını haykırır ve sonra kendini odaya kapatırdın; ama sen görmesen de o tımarhane, kapının diğer tarafında var olmaya devam ederdi.”