Logoterapiye göre hayatın anlamını 3 farklı yolla keşfedebiliriz:(1) Bir üretimde bulunarak veya bir iş yaparak, (2)bir şeyi deneyimleyerek ya da biriyle temas ederek ve (3) kaçınılmaz olan ıstıraba karşı aldığımız tavırla.
Logoterapi bir öğretme veya vaaz verme işi değildir. Mantıksal çıkarımdan olduğu kadar ahlaki dayatmalardan da uzak durur. Mecazen ifade etmek gerekirse, logoterapist tarafından oynanan rol, bir ressamdan ziyade göz doktorunun işine benzer. Ressam bize kendi gördüğü şekliyle dünyanın bir resmini aktarmaya amaçlarken, göz doktoru dünyayı gerçekten olduğu gibi görmemizi sağlamaya çalışır. Logoterapinin rolü, danışanın görme alanını genişleterek, olası anlamların tamamının bilince çıkmasını ve görülebilir olmasını sağlar.
"Pazar nevrozu", iş haftasının yoğunluğu geride kalıp, içlerindeki boşluk kendini belli ettiğinde hayatlarındaki içeriksizliğin farkına varan insanların durumunu tanımlayan bir depresyon türüdür.