Bir Eğitim ve Öğretim dönemi başlangıcında şu ilintiyi eklemeden olmaz...
"...herkes okuyabilmeliydi. Eğitim, ferdi kabiliyetlere göre ayarlanmalıydı. Ancak o zaman bütün kabiliyetler gelişir, insanın insanı sömürmesi tarihe karışırdı. Ehliyet kelimesinin ancak o zaman gerçek bir manası olurdu. Eğitimin ödevi yeni bir insan yaratmaktı. Seven, düşünen, çalışan bir insan. Eğitimin ödevi her ehliyete layık olduğu yeri vermekti..."
Her ilerleyişin ruhu ütopya. Geçmişin ütopyaları olmasa, insanlar çıplak ve sefil, mağaralarda yaşarlardı hala; ilk sitenin taslağını da ütopyalar çizer. İnsanca rüyalardan nurtopu gerçekler doğar.