Kenarda bir taş gördüm. Taşlar tarihi söyler derler, ama taşlar da yalan söylerler. Avrupa'dan hiç bir fikrin girmemesi için elinden geleni ardına koymayan Abdülhamid'e, şair Süruri, tersanede açılmış bir çelik fırın fabrikası için şu yalanları yazmış. Belki de şair şaka etmiş:
Cenabı şahı cihanı Gazi han Abdülhamid
Vücudu âleme ihsanı gerdigâr oldu
Zamanı saltanatı mecmaı fünunu ilim
Ne varsa Avrupa'dan yek beyek şikâr oldu.
Öyle mi oldu dersiniz?