“Eşitlik ancak daha iyi durumdakilerin özgürlüklerini kısıtlayarak sağlanabilir.
Her bireyin tamamen istediği gibi davranabileceğinin güvencesini vermek kaçınılmaz olarak eşitliğe zarar verecektir.”
Tarih boyunca neredeyse tüm topluluklarda saflık ve kirlilik ayrıcalıklı konumlarını sürdürmek isteyen ayrıcalıklı sınıflar tarafından sömürülmuştur.
Herhangi bir insan grubunu (Kadınlar, Yahudiler, çingeneler, eşcinseller, Siyahiler) yalıtılmış kılmanın en iyi yolu herkesi bu kişilerin bir “kirlilik “kaynağı olduğuna inandırmaktır.
Büyük İskender güneş altında dinlenmekte olan Diyojen’i ziyarete gidip ona yapabileceği bir şey olup olmadığını sorduğunda kusursuz bir cevap alır.
Diyojen
“Sizden istediğim tek şey kenara çekilmenizdir. Bunu yaparsanız güneşime mani olmazsınız ve bana vermeniz mümkün olmayanı benden almamış olursunuz.”
Bambaşka bir dünya içerisinde doktor olmayı beklerken devrim mücadelesinin içerisinde ön saflarda tesadüfen yer alan İsyan Kitabdar’ın öyküsü.
İnsanların aslında yaşadıkları coğrafyanın ve uluslarının ne olduğu pek önemli değil, asıl önemli olan içimizdeki insan sevgisi, dünyaya karşı görüşümüz, toplumun değerleriyle yaşamak ve en önemlisi insan kalabilmek. Hatta insan kalabilmek için baskılara ve eziyetlere rağmen yine de hiçbir zaman umudumuzu yitirmeyip iğne ucu kadar bile olan o umutla yaşamak.
Yaşadığınız her ne olursa olsun ama asla ışığınızı kaybetmeyin. Umudun olduğu her yerde mutlaka hayat vardır.