“Size gerçek, gerçeğin ta kendisi olarak diyorum ki: Toprağa düşen bir buğday tanesi yok olmazsa, yalnızca bir buğday tanesi olarak kalır; ama yok olursa, o zaman bereketli ürün doğrur.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
21.yüzyılda Türkiye önemli bir eşikten geçiyor. Bu eşikten geçerken de bazı çarpıklıklar, haksızlıklar, yolsuzluklar ve nepotizm ülkenin en büyük sorunu haline geliyor.
Demokrasi, tüm toplumun yönetime ve yönetmeye katılabilmesi iken, çoğunlukçu bir sistem oluşturuldu ve demokrasi sadece bir kavram olarak kaldı.
Aslında demokrasi çok şey demektir fakat hiçbir şeydir.
Evet evet günümüz sözde demokrasisi aynen bu şekildedir sadece isim olarak varlığını sürdürmektedir.
“Demokrasi, çoğunluk diktatörlüğü değildir.
Demokrasi, ülkeyi yönetenlerin “sandıktan çıktık” gerekçesine sığınarak Demokrasinin ön koşulları olan laikliği, temel hak ve özgürlükleri, yargı bağımsızlığını, idare ve siyaset üzerindeki anayasal denetimi ortadan kaldıracak eylemleri yapması değildir.
Demokrasi, iktidarların, “milli irade” kavramının saptırarak, muhalefeti yok sayması demek değildir.
Demokrasi, etnik bölücülük değildir.
Demokrasi, tarikatların ve cemaatlerin egemenliği değildir.
Demokrasi, kadınların ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmesi, evde oturmaya veya örtünmeye zorlanması, köleleştirilmesi değildir.
Ve niceleri.....