Ama ne önemi vardı artık? Herkesin öyle bir hikâyesi yok muydu? Başlayıp da bitiremediği. Çünkü kimsenin dinlemediği... İçine atmak , diye birşey varken, anlatmaya ne gerek vardı? İçine atıp sifonu çekmek varken. Alkolle dolu sifonu...
–"Kim kalbinden vazgeçecek kadar kendini bir şeye adayabilir ki ?"
+ "Onu da göreceksiniz !" Demişti bina
– "Ya hayatlarının anlamını bulamayanlar ?"
Diye söze girişti kızılderili "onlar ne olacak?"
+ "Onlar da, göğüslerinde bir et parçasıyla, canlı canlı çürüyecekler. Ve buna da yaşamak demeye devam edecekler !"