Çok sakinim. İsterse aylar, yıllar gelsin daha; hiçbir şey vermem artık; artık benden hiçbir şey alamazlar. Öylesine yalnızım, öylesine beklediğim yok ki, karşılarına pervasızca çıkabilirim. Beni bu yılların içinden geçiren hayat, ellerimde, gözlerimde hala. O hayatı yenebildim mi, bilmiyorum. Ama var oldukça, içindeki o "Ben" diyen şey, istese de, istemese de kendine yeni bir yol bulmaya çalışacak o hayat.
Bu hayat bizi düşünen, bizi düşünen hayvanlar haline getirdi, elimize içgüdü silahını vermek için. Bizi vurdumduymazlıkla teçhiz etti; zihinimiz açık, şuurumuz yerinde olunca bizi kolayca ezen dehşete karşı koyalım diye.. Ruhumuzda arkadaşlık duygusunu uyandırdı, yapayalnızlığın uçurumlarına düşmeyelim diye ...