"Zaten çok talihsizim, –diye düşünüyordum, – varsın başımda daha fazla talihsizlik olsun."
Bir eliyle beni kucaklamış ve yüzüme doğru eğilmişti.
"Varsın daha da fazla utanç ve günah olsun başımda."
"Gerçekten her şey çok tuhaftı! Bu tuhaflıklar karşısında düşüncelerim o kadar çok değişiklik gösteriyordu ki, hangi birine güvenip güvenmemekte kararsızlık yaşıyordum."
F.