İlk defa, şimdiye kadar okuduklarım arasında, filmi kitabından daha güçlü ve etkileyici duygular hissettiren bir yapıtla karşılaştım; bu durum gerçekten oldukça enteresan ve düşündürücü.
dünyanın bütün Kızıldereliler yenilir, Spartaküs kaybeder, gün batarken sararır, kuşlar döner, Sadri Alışık denilen hergele, her filminde ağlardı. O ağladıkça ben de ağlarım. Nedenimi bilmez ağlarım. Ağladıkça Sadri’ye kıl kapar gıcık olurdum. Üçüncü şahıs olarak kalışına, hep gidici kadınları sevişinine, bu gidiciliklerin bir mecburiyet gibi duruşuna, Sadri’nin bu mecburiyetlere, giden kişinin özgürlüğü olarak bakıp, ona ihanet etmemek için kendini ihanet edişine…