"İnsan doğası " diye sürdürdüm konuşmamı , " sınırlı : Sevinç , üzüntü , acıya belli bir dereceye kadar katlanabiliyor ve bunun üstüne çıkınca mahvoluyor.Burada sorun birinin zayıf ya da güçlü olması değil , ister piskolojik , ister fiziksel olsun duyduğu üzüntünün miktarına tahammül edebilmesi ya da edememesi .Bana göre , yüksek ateşten ölen birine korkak demek ne kadar uygunsuzsa , yaşamına son veren biri korkaktr demek de o kadar tuhaf ."
Tüketen insanın üreten insandan daha değerli olduğu bu yanlış ve ahlaksız döneme tahammülüm kalmamıştı artık. Değişmiştim , Mardin beni değiştirmişti. İnsanlar bunca acı çekerken İstanbul'da en iyi suşinin nerde yenebilecegini konuşanlara dayanamıyordum...