Cüret ediniz, çünkü düşünmeye, söylemeye, yaratmaya, sevmeye, yaşamaya da cüret edilir. Kimse gibi olmamaya cüret edilir. Ancak böyle genişler hayatın sınırı, sınır diye bize gösterdikleri o çizgi!
Hiç aklımdan olmayan, rastgele okuduğum ama derin izler bırakan bir kitaptı benim için. Okurken öyle sorguladığım, öyle içimin oyulduğu anlar vardı ki sanki ızdırap çeken Werther değil de bendim. Ara ara öyle vurucu sözleri vardı ki Werther'in, sanki bir bıçak saplınıyordu yüreğime. Usul usul kanıyordu ve ben durduramıyordum. İyileşti sandığım yaramı ortaya çıkardı bu adam. Şimdi aklımda tek bir soru var: yalnızca var olanı mı sever insan?
Okumakla iyi mi ettim bilmiyorum ama ırz düşmanı gibi görünsede hem Werther'i hem de bu kitabı çok sevdim. Kapandı zannettiğiniz yaraların ortaya çıkmasından korkmuyorsanız okuyunuz efenim...