Cüret ediniz, çünkü düşünmeye, söylemeye, yaratmaya, sevmeye, yaşamaya da cüret edilir. Kimse gibi olmamaya cüret edilir. Ancak böyle genişler hayatın sınırı, sınır diye bize gösterdikleri o çizgi!
Tanrım, bu boşluğun sebebi nedir? Göğsümde hissettiğim bu müthiş boşluk! Sürekli kendime şunları söylüyorum:" Fazla değil, bir kez, sadece bir kez onu kollarımı alarak bağırma basabilsem!
Bizim yontulmamış köylü diye hiç önemsemediğimiz o saf adamların gönlünde böylesi duygular, olanca şiddeti ve lekesizliği ile yaşıyor. Eğitimle, salon kibarlığı ile, asil duygularını yitiren ve bir hiçliğe varan gerçekte bizler uygar insanlarız Wilhelm!
Hani bazı atlar varmış; bunlar çatlayacak kadar koşup ağzı köpükler ve dumanlar içinde kalınca kendi dişleriyle damarlarından birini ısırıp kanlarını akıtır ve rahatlarlarmış. Ben de çoğu kez kendimi bu halde buluyorum ve rahatlamak istiyorum.