Cüret ediniz, çünkü düşünmeye, söylemeye, yaratmaya, sevmeye, yaşamaya da cüret edilir. Kimse gibi olmamaya cüret edilir. Ancak böyle genişler hayatın sınırı, sınır diye bize gösterdikleri o çizgi!
Bana geçimsiz, huysuz birini gösterebilir misiniz ki, bu geçimsizliğini hiç açığa vurmasın, diğerlerinin de keyfini hiç kaçırmasın? İşin esası aranırsa bu geçimsizlik, biraz da kendi kendimize karşı memnuniyetsizliğimizden kaynaklanmıyor mu? Kendi önemsizliğimizi anlıyoruz ancak içimizde delice bir ihtişam tutkusu var. Bunlar yan yana gelmiyor. Çevremizde öyle neşeli insanlar görüyoruz ki, mutluluklarından bize hiçbir şey borçlu değiller. Buna ise hiç katlanamıyoruz.
Biliyorum ki, biz insanlar, hepimiz aynı değiliz ve olamayız da! Fakat, saygınlık kazanmak için halktan uzak durmaya kendilerini zorunlu sayanlar, bence ölüm korkusuyla düşman karşısında saklanacak yer arayanlardan daha az değersiz sayılmazlar.