Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Uzak olan yakınlaşır, yakın olan uzaklaşır. İç dıştır, dış da iç; kesintisiz bir akış, deri değişimi, ters yüz edilme. Yıllarca sürüklenirsin böyle ve çürürsün yavaşça, parçalara ayrılırsın, çözülürsün yeniden. Sadece adın kalır.
Şarabı midesine indirdikten sonra etrafına bakıp bize gülümsediğinde dünya parçalara ayrılırdı sanki. Uçurumun öte yanından gönderilmiş bir gülümseme. Ve kokuşmuş, çağdaş dünyamız yatıyor uçurumun dibinde, bataklık misali; üzerinde, bir serap gibi, bu kararsız gülümseme sallanıyor.
Lanetliyizdir belki de, hiçbirimiz için umut olmayabilir, öyle olsa bile kan dondurucu, acılı bir çığlık atalım hiç değilse; bir karşı koyma, bir savaş çığlığı. Ağıtların canı cehenneme! Mersiyelerin ve ayinlerin canı cehennme! Biyografilerin, tarihçelerin, kütüphanelerin ve müzelerin canı cehenneme! Ölüler yesin ölüleri. Biz yaşayanlar kraterin kenarında dans edelim; ölümden önce son dansımız. Ama dans!
İnsanlık dışıysam bunun nedeni dünyamın insani sınırları aşmış olması; insan olmanın bana duyularla sınırlanmış, bayağılık ve doktrinle tanımlanmış yoksul, sefil bir hayat sürmekmiş gibi görünmesi. Üzümün suyunu gırtlağımdan akıtıyor ve onda bilgelik buluyorum; üzümden gelmiyor ama bu bilgelik, şarabın katkısı yok sarhoşluğumda...