Böylece evreni bir bütün hale getiriyor, onu evirip çevirip inceliyor, ya da onun yollarında, dar sokaklarında ve balta girmemiş ormanlarında gizemlerle kaplı, adı konmamış bir hedefe erişmeye çalışan dehşet içindeki bir yolcu olarak değil,
gözlemleyerek, çizelgeler hazırlayarak ve bilinmesi gereken her şeye aşina olmaya çalışarak dolaşıyordu.
Dile gelmişti artık ve yıllarca kilitli dudaklarının ardında gizli kalmış bütün o güzellikler ve mucizevi şeyler zapt edilmesi mümkün olmayan taşkın bir sel gibi çağlıyordu.