" Şuan hissettiklerimi hissetmeyeceğim artık. Çok geçmeden, bu yakıcı acılar sona erecek. Cenaze ateşimin odunların muzafferane dizecek, alevlerin işkencesini bir zafer sevinciyle çekeceğim. O büyük yangının ışığı sönüp gidecek; küllerim rüzgârla denize savrulacak. Ruhum huzur içinde uyuyacak ve eğer düşünürse, elbet böyle olmayacak düşünceleri. Elveda."
Günahlarımın korkunç listesine bakınca, eskiden düşünceleri güzelliğin yüce ve üstün görüntüleriyle, iyiliğin haşmetiyle dolu yaratığın ben olduğuma inanamıyorum.
Ama öyle oldu işte; düşmüş melek, kötü şeytana dönüştü. Fakat o Tanrı ve insan düşmanının bile, kederli hali içinde dostları, eşlikçileri vardı: Bense yalnızım.
İyi duygularım vardı, karşılığında nefret ve küçümseme gördüm. Ey insan! Nefret içinde olabilirsin, ama dikkatli ol! Saatlerin korku ve perişanlık içinde geçecek. Yakında düşecek bir yıldırım, mutluluğunu ebediyen elinden alacak. Ben kendi sefilliğimin içindeki sürünürken, sen mutlu mu olacaksın? Tüm duygularımı yok etsen de, intikam duygum kalacak... Bundan böyle intikam , ışıktan da yemekten de kıymetli benim için.
Yaralarımın intikamını alırım; sevgi uyandırmıyorsam, korkuya sebep olurum. Bilhassa beni yarattığın için baş düşmanım olan sana karşı tükenmez nefret yeminim var. Dikkatli ol: Yıkımın için çalışıp, yüreğin harap olana dek durmam. Öyle ki doğduğun saate lanet edersin.