Fatma

Fatma
Yazmak hapşırmak gibidir, geldi mi tutamazsın.
Herkesin gözü bağlıydı. Sadece, yemek sırasında bu bağlar hafifçe yukarıya doğru kaydırılıyordu. Bu sırada herkes masaya bakmak zorundaydı. Değil çevreyi süzmek, kafayı kıpırdatmak bile büyük suçtu. İşkenceciler, yüzlerinin görünmesini istemiyorlardı. Tanınmaktan korkuyorlardı.
Sayfa 272·Kitabı okudu
Reklam
17 yaşındaki Bekir Bağ, günlerce ağır işkencelere tâbi tutuldu. Bir gün askerler telaş içinde koşuşturmaya başladılar. ... -Arkadaşınız kendisini astı. Herkes anında neler olduğunu anlamıştı. Çünkü tamamı C5'ten geçmişti. Orada Bekir Bağ'a neler yapıldığına herkes şahit olmuştu. ... Bütün vücudu mosmordu ve cesedi alabildiğine şişmişti. Belli ki ölümünün üzerinden zaman geçmişti. ... O gece A Bloktaki Ülkücüler, Bekir Bağ için Yasin okumaya karar verdiler. Oysa Mamak'ta böyle bir uygulama yoktu. İç Hizmet Yönetmeliği'ne göre bu büyük bir suçtu. Alınan bu karar "isyan" anlamına geliyordu. ... O gece solcular da Ülkücülere destek verdiler. Onlar da cezaevi idaresine isyan bayrağını açtılar.
Sayfa 270·Kitabı okudu
1000k
Askeri idare altında dergicilik yapmak gerçekten çok zordu. Ülkücülere bazı mesajlar verilirken derginin kapatılmasına sebep olmadan yayın hayatında devam etmek gerekiyordu. ... Galip Erdem, "Beşiktaş nasıl kurulur?" başlığı altında Ülkücülere şöyle sesleniyordu: ... Türkiye'nin her yerinde hatta Türklerin yaşadığı diğer ülkelerde "koyu" Beşiktaşlıların bulunduğunu hiç unutmamak lazımdır. ... Birbirinizden kuvvet alın, birbirinize kenetlenin, güzel günleri bekleyin. Dava büyüktür ve elbette çetindir. Ama mutlaka kazanılacaktır. Ve Beşiktaş düşmemekle kalmayacak, mutlaka şampiyon olacaktır.
Sayfa 238·Kitabı okudu
1000k
-Sizin bine yakın şubeniz var. Yaşınız ise 22. Bu yaşta bu kadar büyük bir organizasyonu nasıl idare edebiliyorsunuz? Muhsin Yazıcıoğlu hiç düşünmeden cevap verdi: -Unutmayın ki benim atam Fatih Sultan Mehmet de aynı yaşlardayken cihan padişahıydı.
Sayfa 207 - Alman gazetecilerin, Yazıcıoğlu'na ilk sorusu·Kitabı okudu
1000k