“Bu çok ciddi bir toplumsal sorun. Belli bir eğitimdeki düşüncedeki insanları kışkırtılmış cahillere kırdırma politikası. Kısa vadede, hastanelerdeki kabalığın azaltılması, silah sokulmaması gibi çözümler ele alınabilir. Ama resmin tamamına bakmak lazım. Ülkenin şiddet anlamında bır yangın yeri olduğunu, eğitimlinin cahile kırdırıldığını, kışkırtılmış cehaletin ülkeyi kapladığını görmek gerekiyor.”
Öğrencilerimize, memurlarımıza sadece sınav geçmeyi erdem olarak gösterdiğimiz için, o kişilerin Yaratan'ın lutfu olan kabiliyetleri köreliyor. Çoğumuz için memur olmak, profesör olmak, siyasetçi olmak tek başına yeterli bir sıfat olarak algılanıyor. Şiir okumak, yazmak, gezmeyi sevmek, müzik ile uğraşmak, güzel konuşmak, hatta güzel dinlemek gibi hasletler, bir kişisel özellik olarak takdir edilmiyor.
"Saygı, tamam, korkmaktır ama cezadan dayaktan değil, üzmekten, sıkıp bunaltmaktan, kaybetmekten, gözden düşmekten, elden kaçırmaktan, vazgeçilmekten ve bi daha onun gibisini bulamamaktan korkmaktır."
..Çünkü Beppo'ya göre, dünyadaki bütün anlaşmazlıklar kasıtlı ya da kasıtsız, aceleye getirilerek söylenmiş birtakım yalan yanlış sözlerden kaynaklanıyordu.