Fethi TAŞ

Fethi TAŞ
@Fethitass
Lisans
27 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
Çalıkuşu Feride'nin dediği gibi; "Bu hayatta yaptığım en iyi şey uzaklaşmak. Kin gütmem, hesap sormam, çirkinleşmem, zorluk çıkarmam. Sadece uzaklaşır ve soğurum..."
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Fethi TAŞ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·118 syf.·
2025 35. kitabı
E. Ahmed Karzuk
7.8/10 · 41 okunma
Kral Arthur
Rönesans Avrupa'nın en parlak dönemini yaşarken, İngiltere'de yaşayan bir yaşlı kadın varmış. Bu yaşlı kadın dilden dile tanınırmış. Kasabada yaşayan zenginlerin evlerine gidermiş ve "Ben falcıyım, geleceği bilirim." dermiş. Evlerde misafir olan bu cadı kadın, hediye olarak kendi hazırladığı bir çay karışımını içirirmiş. Kendisi içmeden elindeki yüzükten panzehrini dökermiş. Bu cadı, evlerden pahalı hediyeler ve altınları alıp gidermiş; yüzünü hiç kimse görmezmiş, sabah erkenden evden çıkarmış. Kral Arthur, kulağına kadar gitmiş bu olaylar. Kral Arthur çok zeki, tüm hayatını planlar yaparak geçirirmiş. 25 yaşında olan bu kral, çözüm arayışına girermiş. Günlerce adamlarıyla toplantılar yaparmış ve tüm şehirlere ve kasabalara mektup yollarmış. Cadı kadının kulağına kadar gitmiş; cadı kadın ne yapacağını bilmezmiş. Kral Arthur bir gün ava çıkarken bir yılan ısırmış. Kral Arthur, günden güne güç kaybedermiş; birkaç günlük ömrü kalmış gibi dilden dile yayılırmış. Cadı kadın bunu duyar, hemen sarayın yolunu tutarmış. Cadı kadın, Kral Arthur'un önüne gider ve "Şifalı bir ot yaptım, bu ot sizi iyileştirecektir." der. Kral Arthur bu şifalı otu günlerce kullanıp kendine gelirmiş. Kral, bu kadın karşısında mahcup olmamak için sarayına almış. Cadı kadın bu olaya çok sevinmiş; aylarca, günlerce hiç kimsenin evine gitmezmiş. Bir gün Kral Arthur, odasına girip kraliçenin mücevher, elmas ve pırlantaları gözleri gitmiş. Cadı kadın, bunları nasıl alacağını düşünmüş. Bir gün Kral Arthur demiş: "Kralım, sizin için dağlarda, ovalarda kahve toplayıp akşam size ve eşinize kahve yapmak istiyorum." der. Akşam, gece yarısından sonra cadı kadın, Kral Arthur ve eşine kahve yapıp odalarına giderken, cadı kadının aklına bir şey gelirmiş. Kral Arthur çok zeki birisi olduğu için onlara "Kahve
Gözlerin Felaketimdi
Gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu. Ağlardım saatlerce, günlerce. Ne zaman dururdu gözyaşlarım, bilmezdim. Ne zaman seveceğini beklerdim, umutsuzca. Sen uzaktan bir gemiydin, Uzak ama görünen. Herkesin içinde el sallıyor, Sana sesleniyordum sessizce. Gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu. Beklerdim günlerce, aylarca, Gelmeyeceğini bile bile. Hani beni sevsen, Belki üstünü tamamlardım, Ama gözlerin gözlerime değince Felaketim olurdu.
Benim, ailemin, hocalarımın emeklerini ve en önemlisi hayallerimi çaldılar.
Sayfa 322·Kitabı okudu