Huzur ve mutluluk dışarıdaki şeylerde değil insanın içindedir.
Sıradan bir insan iyi ve kötüyü dışarıda arar....düşünen insan ise onları bulmak için kendi içine bakar.
Hayat denilen şey aslında eziyetli bir tuzak. Düşünen insan olgunluğa erişip tam olarak bilinçlendiğinde, ister istemez kaçışı olmayan bir tuzak içinde sıkışıp kaldığını hisseder.
Hem ölüm herkes için normal ve kaçınılmaz bir sonsa insanlara neden köstek olunsun ki? Bir dükkan sahibi ya da tezgahtar beş on yıl daha uzun yaşasa bunun kime ne faydası olur? Eğer tıbbın amacı ilaçlar yoluyla acımızı hafifletmek ise... bunu neden yapalım? Zaten acı çekmenin insanı güçlendirdiğini söylerler.