Öyle uzun uzadıya inceleme yazısı yazmayı düşünmüyorum. Keza zaten bir çok incelemelerde bu yapılmış. Öncelikle konu mükemmel. Öyle ya. Görme duyusundan daha gelişmiş bir duyu var ortada: Koku alma. Karanlıkta bile kimse göremezken çok rahat istediğini yapabiliyor. Şahsen "böyle bir yeteneğim olsaydı ne güzel olurdu" diye az iç geçirmedim. Gelelim bu konunun işlenişine. Başlarda bana göre gayet iyi. Şu 7 yıllık inzivaya çekilme durumu saçma bana göre. Gereksiz ve fazla uzatılmış. Sonrasında ise damıtma sanatını öğrenme çalışmaları falan. Ama iş cinayetlere geldiğinde roman bence akışını durduruyor. Bana göre cinayetleri işlerkenki ruh hali, maktulün korku hali ve onun kimliği, çevresinin yaşadığı duygu, düşünce hiç yok ortada. En büyük cinayette biraz işin içinde duygu ve heyecan var. Ama bir yakalanma sahnesi var ki; çok yüzeysel geldi bana. Polis geldi katili buldu iş bitti. İp uçları, onu bulmak için yaşananlar, biraz kaçış vs daha heyecanlı olabilirdi. Eğer bu romanı Umberto Eco yazsaydı 1000 sayfa yazardı herhalde. Bu kadar özgün bir konu, yüzeysel bir anlatımla yazılmış gibi geldi. Ama ne olursa olsun okunası bir kitap.