Fethi Civelek

Puan vermedi·90 syf.··
2022 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2022 15:59
Kitap hakkında öyle uzun uzadıya bir şey yazmak istemiyorum. Zaten alıntılarımda da paylaştığım şu ifade bu kitabı özetliyor zaten: "Acaba deli olan hangimiz? Diğer yolcuları rahatsız etmekten çekinen ben mi, yoksa buradaki herkesten daha zeki ve ilginç olduğunu düşünen, kimseye rahat vermeyen bu egoist mi?"
Roman
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Karbon Kitaplar · 201987,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık.!
Puan vermedi·58 syf.··
2022 18. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2022 23:12
Başlığım, bu kitap için neredeyse herkesin incelemede, eleştiride ya da kitap hakkında söylenen Dostoyevskiye ait bir ifade. Baba Dostoyevski niye böyle demiş ki derken kitabı okuduyup bitirdiğimde anladım Buna benzer bir olayı ben de yaşadığımdan kitap beni hem tebessüm ettirdi hem de içimi biraz burktu. Yıllar önce ilk aldığım arabada radyo-cd çalar türü bir cihaz yoktu. Param olmadığı için de 2 sene boyunca böyle kullandım. Sonra bir gün işlerim iyi gitmeye başlayınca güzel bir cd çalar taktırmıştım arabama. Taktırdığım gece arabama hırsız girip çalmıştı o güzelim cihazı. O kadar üzülmüştüm ki, iki sene beklemiştim onu taktırmak için. Paltosunu kaybetmiş Akakiy Akayeviç gibiydim resmen. Polise gittim, komşuları tek tek dolaştım ama...:Diyeceğim o ki: Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık.!
Roman
PaltoNikolay Gogol · Karbon Kitaplar · 201946,3bin okunma
Ah be zaman. Geri gelsen olmaz mı?
Puan vermedi·232 syf.··
2022 17. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2022 23:35
Bazı planlarımız vardır veya yapacaklarımız. Deriz ki yarın olsun yapacağım. Yarın olur ve şartların tam olgunlaşmadığını varsayarız. Ve deriz ki kendi kendimize: “Hele biraz daha zaman geçsin.” O zaman geçer durur, ama şartlar bir türlü olgunlaşmaz. Yapacağımız şeyi yapmaya bir türlü cesaretimiz olmaz. Daha iyi anlatabilmek amacıyla kendi mesleğimden bir örnekle yola çıkayım: Mesleğimizde bir kamudan gelenler vardır, bir de özel sektörden. Kamuda çalışan büyüklerimin anlattıkları ve benim gördüklerimden yola çıkıyorum. Ben kamudan gelmediğim için bahsedeceğim örnekteki durumu ben yaşamadım ama buna benzer çok durumla yüz yüze geldim. Kamuda çalışan ve 3 yılın sonunda yeterliliğini alan, ayrıca toplamda belli bir süreyi dolduran kişi, isterse istifa edebilir ve belli bir unvanla özel sektörde kendine ait işyeri açabilir. İşte bu süre dolunca başlar herşey. Ya istifa edilecek, özel sektöre dalınacak, müşteri kovalanacak, gelir gider hesapları yapılacak, işçi çalıştırılacak vs. ya da kalmaya devam edilecek. Sonra başlar beynin oyunları: “tam hazır değilsin, şimdi sudan çıkmış balığa döneceksin, biraz zamanla kendini alıştır, bir yandan bağlantılar kur, sonra istifa edersin” der. Kendimizce beyin haklıdır. Hemen öyle balıklama dalınır mı? Biraz ön hazırlık yapmak lazım. O üç-beş yıl bitmek bilmez, ön hazırlıkla geçer. Sonrasında da çocuklar, okulları, ev, araba… yeni maceralara atılmaya ne gerek var? Çocuklar büyüsün hatta evlensin sonra bakarız! Hakkım baki değil mi? Sonra istifa ederim, deriz. Tabii sonrasında yaş elliye dayanmıştır. Eskisi gibi cevvallik de kalmamıştır. Öyle olunca da mazallah kalp, stres… sonra hayat da kısa, değmez yeni maceralara, der, emeklilik yolunu gözleriz. 65 yaşında emekli olduktan sonra, bir bakarsınız ki: geçen bir ömür… Daha yolun
Roman
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,9bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2022 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2022 23:01
Öyle uzun uzadıya inceleme yazısı yazmayı düşünmüyorum. Keza zaten bir çok incelemelerde bu yapılmış. Öncelikle konu mükemmel. Öyle ya. Görme duyusundan daha gelişmiş bir duyu var ortada: Koku alma. Karanlıkta bile kimse göremezken çok rahat istediğini yapabiliyor. Şahsen "böyle bir yeteneğim olsaydı ne güzel olurdu" diye az iç geçirmedim. Gelelim bu konunun işlenişine. Başlarda bana göre gayet iyi. Şu 7 yıllık inzivaya çekilme durumu saçma bana göre. Gereksiz ve fazla uzatılmış. Sonrasında ise damıtma sanatını öğrenme çalışmaları falan. Ama iş cinayetlere geldiğinde roman bence akışını durduruyor. Bana göre cinayetleri işlerkenki ruh hali, maktulün korku hali ve onun kimliği, çevresinin yaşadığı duygu, düşünce hiç yok ortada. En büyük cinayette biraz işin içinde duygu ve heyecan var. Ama bir yakalanma sahnesi var ki; çok yüzeysel geldi bana. Polis geldi katili buldu iş bitti. İp uçları, onu bulmak için yaşananlar, biraz kaçış vs daha heyecanlı olabilirdi. Eğer bu romanı Umberto Eco yazsaydı 1000 sayfa yazardı herhalde. Bu kadar özgün bir konu, yüzeysel bir anlatımla yazılmış gibi geldi. Ama ne olursa olsun okunası bir kitap.
Roman
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,4bin okunma
Şibumi buysa...
5/10
·456 syf.··
2022 11. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2022 20:57
Beğendiğimi söyleyemeyeceğim bir eser. Amerikan aksiyon filmlerinin Japonlara uyarlanmış şekli desem daha doğru olur kanımca. Hoş o da ayrı bir muamma çünkü karakterimiz Japon değil. Rus, Alman karışımı melez. Japon felsefesini benimsemiş ve o kültürde büyümüş biri. Nedir bu şibumi: -bilgiden çok anlayış demek, ifade dolu bir sessizlik demek, alçakgönüllülük demek. Şibumi zarif bir basitlik demek. Büyük bir ruhsal rahatlıktır. Şibumi bir tür teslim oluştur(s.84-85). Kahramanımız Nicholia Hell de zaten çocukluktan gelen yetenekleri sayesinde ve kendi uğraşıları sonucunda da bazı yeteneklere de sahip olabiliyor. Algılama yeteneği ve çok iyi seks yapabilme yeteneği gibi. Romanda da zaten bu ikisi üzerinde bariz vurgu var. Ama sorun şu ki bu felsefe ile yaşamaya çalışan biri tavuk keser gibi gözünü kırpmadan adam öldürebiliyor, devletleri birbirine katabiliyor. Bu sayede de çok arananlardan biri. Sessizlik felsefesi bayağı başarılı olmuş gibi! Aslında bu kitaba bu kadar eleştirel yaklaşımım da bundan önce okuduğum kitaptan da kaynaklanıyor olabilir: Umberto Eco-Gülün Adı. O kitaptan sonra bunu elime aldığımda ilk tepkim, ”Bu ne ya” olmuştu. Benim için bir milat galiba Gülün Adı. Bundan sonra okuyacaklarımı da muhtemelen hep onunla kıyaslayacağım. Gelelim kitaba: bundan sonra söyleyeceklerim okumamışlar için sürprizbozan olabilir. Ama kafama takılanları da başka türlü ifade edemiyorum. Öncelikle kitap 450 sayfa. Bunun 300-320 sayfası Hell’in çocukluğundan başlayarak mağara kaşifliğine kadar giden süreçleri anlatıyor. Mağara keşfi de bana göre kitapta çok uzun tutulmuş. Son 150 sayfada da bir bakıyorsunuz hoop her şey olmuş bitmiş. Kahramanımız en çok arananlar listesinde ama havaalanından rahatça uçağa binebiliyor, çok rahat kılık değiştirip kokpit görevlisi olarak uçak
Roman
ŞibumiTrevanian · E Yayınları · 20249,5bin okunma