"Ölmek nedir Beyaz?"
"Ölmek, ölümün içinden geçmektir. Biz ölünce ölümün içinden geçeriz. Köprüden karşı kıyıya geçmek gibi. Ya da bir eşiği
atlamış oluruz. Ölüm, bizi başka bir yere ulaştıran bir geçit olmalı. Yoksa Mutlak Merhametli Yaratıcı bizim için ölümü yaratır mıydı?"
Kundera, ‘varolmanın dayanılmaz hafifliği' ironisiyle var olmanın dayanılmaz ağırlığından bahsetmişti. Fakat bana
Kundera yanılıyor gibi gelir hep. Ağır olan var olmak değil de insan olmanın kendisi sanki. Çünkü sadece insan ağırlıktan
bahsedebilir. Başka hiçbir varlık bu ağırlığı hissetmemiş, var olmak ağır geliyor dememiştir. Var olmanın belki insan kadar
bilincinde olan meleklerin, şu günlerde hayat bana çok ağır geliyor dediğini düşünebiliyor musun Beyaz?"
"Bizler birbirimizi tanıdığımızı sanırız. Hâlbuki ne kendimizi tam anlatabiliriz başkalarına ne de başkaları, bizim yarım yamalak anlattığımız kendimizi
tam olarak anlayabilirler. Birbirimiz hakkında bir yanılsama
içinde yaşar ve ölürüz. Hepsi bu.