Sizden önceki bir adam vardı, öfkelendiğinde öfkesi șiddetlenirdi. Birkaç yazı hazırladı ve her bir yazıyı bir kişiye verdi. Birincisine șöyle dedi:
"Öfkelendiğimde bana bu yazıyı ver. İkincisine, 'Öfkem biraz yatıștığında bana bunu ver.' Üçüncüsüne ise, 'Öfkem tamamen geçtiğinde bana bunu ver. dedi.
Bir gün öfkesi şiddetlendi ve birinci yazı verildi. Içinde șöyle yazıyordu:
"Sendeki bu öfke de neyin nesi? Hașa sen Yaratıcı değilsin, sadece bir beşersin; yakında kendi kendini yiyip bitireceksin" Öfkesi biraz yatıştı ve ikinci yazı verildi. İçinde șöyle yazıyordu:
"Yeryüzündekilere merhamet et ki, gökyüzündekiler de sana merhamet etsin." Üçüncüsü verildiğinde ise;
" Însanları Allah'ın hakkıyla yargıla; çünkü onları ancak bu șekilde düzene sokabilirsin." yazıyordu.
"Her șey zamanında güzel ve zamanında anlamlı. O anı kaçırdıktan sonra tekrar o anı yaşamanın bir anlamı yok ki. Şimdi git. Âşıklık töresini, âşıklık geleneğini, maşuk gidişatını bozma."
Manevî ilim, üç șeyle elde edilir. Zikreden dil, sükreden kalp, sabreden ten. İlimsiz bir vücut, susuz bir șehre benzer. Nihayet kuru bir kalptır. Vücudu perhizle, ahlakla, nefis terbiyesi ve gayretle sulandırmalı ve bezemelidir.