Haydi, ne duruyorsunuz! Gülün, sevinin, hayat kadar tatlı şey var mı?
“Özgür mü diyorsun kendine? Sana hükmeden düşünceni duymak isterim, bir boyunduruktan kaçıp kurtulduğunu değil!” Nietzsche.
İnsanoğlunda kötü olan ne varsa, hepsi baba larda bütünleşmiştir. İyi baba diye bir şey olamaz, çünkü babalık görevi başlı başına kötü bir şeydir. Sert babalar, yumuşak baba lar, anlayışlı babalar - al birini vur ötekine. Bize kendi aşağılık komplekslerini yüklemeye ve yolumuzu kesme ye çalışırlar. Kendi gerçekleştiremedikleri özlemlerini, öf kelerini, ülkülerini, kimseye açmadıkları güçsüzlüklerini, günahlarını, baldan tatlı düşlerini ve kendilerinin hiçbir zaman uygulama yürekliliğini gösteremedikleri yaşam il kelerini - bütün bu süprüntüleri bizim omuzlarımıza yüklemek isterler! Benimki gibi, en umursamaz, en ilgisiz babalar bile ötekilerden farklı değildir. Çocuklarıyla hiç ilgilenmedikleri için vicdan azabı çekerler ve çocuklarıeo nın bu acıyı anlamasını, kendilerine acımasını beklerler!
Okul da, toplumun minyatürüdür: Bu yüzden bize boyuna buyruk veriyorlar. Bir avuç kör adam, bize ne yapmamız gerektiğini söylüyor, sınırsız yeteneklerimizi paramparça ediyor.