Nuri

Nuri
Haydi, ne duruyorsunuz! Gülün, sevinin, hayat kadar tatlı şey var mı? “Özgür mü diyorsun kendine? Sana hükmeden düşünceni duymak isterim, bir boyunduruktan kaçıp kurtulduğunu değil!” Nietzsche.
10/10
·96 syf.··
2021 38. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2021 22:12
Kitap okuduktan sonra yazar hakkında kısa bir araştırma yaptım.Dünya üzerinde en çok dile çevrilen ikinci yazar UNESCO tarafından. Yazarın diğer kitapları aya yolculuk 80 günde devri alem deniz altında 20.000 fersah En bilinenleri Yazarın coğrafyaya olan özel bir ilgisi vardır. çoğu kitaplarında coğrafya konusunu ele alır. Buna ek olarak tiyatroya da ilgi duyuyor. Hatta babası tarafından hukuk öğrenmesi için gittiği Paris’te tiyatroya olan ilgisinden dolayı babası maddi yardımı kesmiştir. Paris kütüphanenin de çoğunlukla jeoloji, mühendislik ve astronomi kitapları okudu. Tiyatroyu o kadar sevmiş ki bu kitapta da tiyatroya uzun bir bölüm ayırıyor. - [ ] Gelelim kitabımıza. Kitabımız hayali bir kasabada geçiyor.Kasaba halkı sakin, mutlu, huzurlu bir yaşam sürüyor. Hatta o kadar sakinler ki Sulh ve ceza mahkemeleri iş yapmıyor. Kolluk kuvvetlerini işten çıkarmayı düşünüyorlar. 300 yıldır ne bir yumruk ne de bir Tokat’ın atılmadığı bir şehir. Kasabaya gelen Doktor Ox bunu değiştirmek istiyor. Bir şehrin ışıklandırması için tüm kente buralar düşüyor.Ama asıl amacı şehre özel bir hava vererek insanları mutsuz ve sinirli bir hale getirmek.Öyle de oluyor. Kitabın son cümlesinde ; Erdem, cesaret, yetenek, zeka, hayal gücü gibi tüm nitelik ve özellikler yalnızca bir ofisten soruna bağlı olabilir miydi? diyor. “Bir milleti yok etmek isterseniz askerî istilâya lüzum yoktur. Ona tarihini unutturmak, dilini bozmak, dininden soğutmak ve dolayısıyla mânevî değerlerini, ahlâkını soysuzlaştırmak kâfîdir.” - Peyami Safa/ Eğitim Gençlik Üniversite Bu kitapta toplumu yok etmek istiyor mu Doktor Ox bilmem ama halkı kobal olarak kullanmak ne kadar mantıklı özellikle halkın haberi yoksa bu durumdan. Bilim bazen yanlış kişilerin eline geçince ne kadar zararlı bir şey oluyor bunu
Doktor Ox'un DeneyiJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 202123,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2018 84. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2018 22:51
Yaşar Kemal’in birçok kitabı güncelliğini koruyor. Kitabı okuduğunuzda yazarın az çok düşüncelerini, duygularını ve karakterini anlıyorsunuz. Bu kitapta genç bir kaymakamın usülsüz şartlarda çeltik ekmeye çalışan ağalarla mücadelesi anlatılıyor. Çukurova köylülerinin çektiği sıkıntıları yaşadığı zorlukları anlatmıştır. Bu kitap gibi sayısız eser vardır ama belki bizim insanımızın bizim sıkıntılarımızı, dertlerimizi anlatması gerçekten çok güzel bir olaydır. Dünyada iki sınıf vardır; işçi sınıfı, patron sınıfı. Burada işçiler köylü, patron ise çeltik ağalarıdır. Devlet çoğu işlerde patronların, ağaların arkasında durmuştur. Devletin işbirliği hep olmuştur. Ağaların bol kazanç için hiçe saydığı hayatlara bile göz yumulmuştur. -Yaşar Kemal bu sefer ağalık düzenini eleştiriyor. Yanına genç dirayetli ,azimli bir kaymakam olarak. Anadolu halkının ezilişi, çektiği sıkıntılar, usulsüz devlet işleri, hastalıklar, dalavereler, dolandırıcılıklar, insan karalama , rüşvetler, tehtitler ne ararsanız var hemen hemen kitapta. Tabi ki üstadın tatlı ve hoş anlatımı var. Okurken sıkılmadan sayfaları çeviriyorsunuz. -Yaşar Kemal karakterlerine derin anlamlar yüklüyor. Okurken kapılıp gidiyorsunuz ve karakterleri seviyorsunuz. Kaymakam Fikret, Resul efendi özellikle Zeyno ana. Öyle güzel anlatmışki Çukurova ağızıyla sevmemek imkansız. -Ağaların doymak bilmeyen istekleri daha nasıl anlatılır ki? Uygun çalışma ortamı kurmak varken ağalar daha bol kazanç için uygun olmayan çalışma ortamı kurmak istiyor. Bu yüzden de sıtma hastalığı oluyor ve siz hakkınızı savunursanız gominist olursunuz. Oysa gominist kelimesinin anlamını bile bilmiyorsunuz. Ama size kötü bir anlamı olduğu sezdirilmiştir. -Bu ağalar köylüyü hep yalan söyleyerek kandırırlar. Kafalarını başka şeylerle doldururlar ki hakkını
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,4bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2018 82. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2018 23:03
Bu kitap Puşkin’in 8 yılda yazdığı, dönemin Rus halkını anlatan, karakterlere farklı duygular yükleyip onları unutulmaz bir kişi olarak belleğimize kazıyan o zamanın en önemli çalışmalarından birisidir. Bu eser hakkında söylenecek, konuşulacak çok şey var. Nerden başlasam bilemiyorum. Puşkin karakterlerini, duyguların ulaşılmaz doruklarına çıkarmış. Okurken kendimi dönemin Rusya’sında hissetmedim değil. Bu kadar gerçekçi anlatımı yakalamak Puşkin’e yakışır zaten. Dediğim gibi romandaki karakterler Rus halkı. Biraz kendisini biraz arkadaşlarını,çevresindeki insanları çok başarılı bir şekilde özümsemiştir. Kitapta 4 karakter var. Onegin, Tatyana, Lenski ve Olga. Ama genelde Onegin ve Tatyana karakterleri üzerinden anlatılan bir serüven. Onegin amcaasından kalan miras için şehir hayatını bırakıp köye yerleşmesiyle etkileyici olaylar başlar. Onegin şehir hayatından sıkılmış balo, eğlence, parti gibi aktivitelerden biraz sıkılmış olacak ki köye yerleşmeye karar verir. Yerleşir yerleşmesine ama hayatın acı bir gerçeği bu dört insanın ortak acıları olur. Bu acı gerçek aşktır. Aşk niye acı olsun diyeceksiniz tabi ki. Burada ölen, kavuşamayan, hayal kırıklığına uğrayan, acı çeken, zarar gören bir aşk serüveni anlatılıyor. Bu yüzden aşka acı diyorum. Hayat bu sen birini seversin, o biri de bir başkasını, bir başkası da bir başkasını. Tatyana Onegin’i seviyor, Onegin Olga’yı, Olga Lenski’yi (Olga şiirlerini seviyor) Tatyana Onegin’i gördüğü andan beri unutamaz ve Onegin’e sevdiğini anlatan bir mektup yazar. Tatyana’ya bak bee ruhunun bütün itiraflarını, masum bir sevmenin iç dökmelerini anlattı, en içten duygularıyla. O mektubu Onegine değil de bir başkasına yazsaydı kendine belki çok iyi bir yoldaş, hayat arkadaşı bulabilirdi. (Bana böyle birisi mektup yazsa kaçırmam yani :)
Yevgeni OneginAleksandr Puşkin · Yapı Kredi Yayınları · 20201,137 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2018 74. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2018 06:46
Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vuran bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki? Franz Kafka Kitabı bitirdikten sonra kafamda onlarca soru belirdi. -Kafka neden böyle bir hikaye yazma ihtiyacı hissetmiştir? -Bir toplumda insanın başına gelebilecek en kötü şey nedir? -Toplumun dayattığı kalıpların dışına çıkarsak ne olur? -Farklı kişilikteki insanlar toplum tarafından neden toplumdan soyutlaştırılır? Ve daha bir sürü darbe yedim kitaptan. Kısaca anlatırsak Kafka böcek metaforu üzerinden toplumun hoşgörüsüzlüğünü, bencilliğini, sevgisizliğini anlatır. İnsan hayatının belli zamanlarında aşağılanmış ve hor görülmüş olabilir. (video) Onların istediği gibi birisi olamadığımız için bu durumda bizlere saygıları da kalmıyor olacaktır. Ailen eve para getirmediğin için seni aşağılayabilir. Bir böcek gibi eve alırlar genelde. Sen onların gözünde belki böcekten daha beter durumdasındır. Farklı kişilikte birisindir ama “bu duruma banane” diyen bir aile ve çevrede yetişmişsindir. Bir zaman sonra sana tahammül edemezler zaten. Sabah kalktın ya işe gideceksin ya gideceksin evde öylece yatamazsın. Kalkıp sistemin bir kölesi olacaksın. Bunun kibarca söylenişi “ Kalkar mısın kardeşim sürüye katılır mısın?” Toplumun baskıcı bir yapısı vardır. Bunlar belli zamanlarda yenilenir. Eğer toplumun bu baskıcı yapısına baş kaldırırsan hapise de düşersin, sürgünde de yaşarsın, işkence de görürsün. Bizler daha doğmadan varedilen bu sisteme karşı çıktığımız zaman toplumun bize karşı alıdığı tutumu görmemek saçmalık olur. Kafka bu eserinde bunu çok güzel metaforlarla dile getirmiştir. Kafka bu hikayeyi çevrelerindekilerin ona karşı tutumundan dolayı yazmıştır. Farklı olduğu için yalnızlaştırılan, hor görülen, aşağılanan bir yazardı kendisi. Kafka gibi birisini böyle
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2022268,1bin okunma
10/10
·291 syf.··
Beğendi
·
2018 73. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2018 12:07
Sevgili https://1000kitap.com/mazkap arkadaşım bu kitap hakkında gerekli bir inceleme yazmış. Yaşam , doğa , sanat , insanlık, kadın, ve Yaşar Kemal’in bu kavramlara ve hayata bakış açısını bu kıtapta bulabilirsiniz .Bende kendi düşüncelerimi yzmak istiyorum. Ülkede okumayanlardan değil okuyan cahillerden korkacaksın.Yaşar Kemal bu konuya oldukça değinmiş yazılarında.Kitap Yaşar Kemal’in gazete ve dergilerdeki yazılarından oluşuyor.Yazdığı her yazı okuyucu kitleye sert bir balyoz gibi iniyor.Yazıları oldukça düşündürücü. Okurken”Ben neden bunu hiç düşünmedim.” dedim çoğu yerde. İnsanların kardeşçesine, kimsenin kimseyi soymadan yaşaması, kimsenin kimseyi tutsak etmemesi ve öldürmemesi için yaşamış ve bunun savaşını vermiş birisidir Yaşar Kemal. Halkın yoksulluğunu gören ve kitaplarında halkın dertlerini anlatan, yazılarında onlara merhem olmaya çalışan büyük bir yazardır. Onun kitaplarını okurken ister istemez düşünmek zorundasınız. Varedilen bu sistemi eleştirirlken basıyor en sert tekmeyi. Gerek aydınlara, gerek siyasetçilere lafını esirgemiyor. “Bir milletin aydınlarıyla halkı el ele verirlerse varacakları amacıda bilirlerse, onların önünde durabilecek hiçbir şey yoktur.” Aynen öyle. Peki kim bu aydınlar? Bu aydınlar halkı daha iyiye, daha yükseğe ulaştırmak için çabalayan insanlardır. Daha güzel bir yaşam statüsü oluşturmak isteyenlerdir. Sömürücülük düzenini de eleştirmiştir. “Sömürücülük düzeninin başımıza gelen bütün belaların yalnız ve tek sorumlusu olduğunu millete anlattığımız gün iş bitmiş demektir.” “İnsan soyunun düştüğü en alçakça yer,yoksulluk. En zalim iş sömürgenliktir...” İşçilere,köylülere,emekçilere oldu olası önem vermiştir.Hep onların yanında olmuştur. Bütün yazılarını beğendim. Birkaç yazısını daha çok beğendim. Bu beğendiğim
Ağacın ÇürüğüYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2017781 okunma