Bu kitap Puşkin’in 8 yılda yazdığı, dönemin Rus halkını anlatan, karakterlere farklı duygular yükleyip onları unutulmaz bir kişi olarak belleğimize kazıyan o zamanın en önemli çalışmalarından birisidir. Bu eser hakkında söylenecek, konuşulacak çok şey var. Nerden başlasam bilemiyorum.
Puşkin karakterlerini, duyguların ulaşılmaz doruklarına çıkarmış. Okurken kendimi dönemin Rusya’sında hissetmedim değil. Bu kadar gerçekçi anlatımı yakalamak Puşkin’e yakışır zaten. Dediğim gibi romandaki karakterler Rus halkı. Biraz kendisini biraz arkadaşlarını,çevresindeki insanları çok başarılı bir şekilde özümsemiştir. Kitapta 4 karakter var. Onegin, Tatyana, Lenski ve Olga. Ama genelde Onegin ve Tatyana karakterleri üzerinden anlatılan bir serüven. Onegin amcaasından kalan miras için şehir hayatını bırakıp köye yerleşmesiyle etkileyici olaylar başlar. Onegin şehir hayatından sıkılmış balo, eğlence, parti gibi aktivitelerden biraz sıkılmış olacak ki köye yerleşmeye karar verir. Yerleşir yerleşmesine ama hayatın acı bir gerçeği bu dört insanın ortak acıları olur. Bu acı gerçek aşktır. Aşk niye acı olsun diyeceksiniz tabi ki. Burada ölen, kavuşamayan, hayal kırıklığına uğrayan, acı çeken, zarar gören bir aşk serüveni anlatılıyor. Bu yüzden aşka acı diyorum. Hayat bu sen birini seversin, o biri de bir başkasını, bir başkası da bir başkasını. Tatyana Onegin’i seviyor, Onegin Olga’yı, Olga Lenski’yi (Olga şiirlerini seviyor)
Tatyana Onegin’i gördüğü andan beri unutamaz ve Onegin’e sevdiğini anlatan bir mektup yazar. Tatyana’ya bak bee ruhunun bütün itiraflarını, masum bir sevmenin iç dökmelerini anlattı, en içten duygularıyla.
O mektubu Onegine değil de bir başkasına yazsaydı kendine belki çok iyi bir yoldaş, hayat arkadaşı bulabilirdi. (Bana böyle birisi mektup yazsa kaçırmam yani :)