Gülen insana duyduğum haset biraz da bu Rıza yüzündedir. Ne var oğlum bu kadar gülünecek, ne var yaşadığımız hayatta benim görmediğim, neye gülüyorsun diye soruyordum bazen
Rıza'ya. O da bana “Asıl üzülecek ne var oğlum, ne güzel işte dünya" diye cevap veriyordu. Onun işaret ettiği güzellik, imkânı yok gözüme ilişmiyordu.
Yüzüne yakından bakınca bir zamanlar çok güzel olduğunu farkettim, insanın geçmişe gidip gençliğini görmek isteyeceği kadar güzel. Yıllarla harap olmuş bu yüz, gözlerinin çok açık rengine rağmen hala çok güzeldi ve insanı zamanın acımasızlığı hakkında düşündürüyordu.
Ağaçlar için, parkı süpürenlee için, başıboşlar, yetişemeyenler, uyuyamayanlar, koşanlar veya duranlar için farkli bir zaman var. Benim için akan bir su değil zaman,giderek kuruyan bir okyanus...