Bedende kan dolaşımı dursa, bir gün bir gece geçtikten sonra vücuttaki bazı organlar çözülmeye başlasa da, ölümden sonra bir süre daha saçlar, tırnaklar uzar. Acaba kalp durduktan sonra duygular, düşünceler yok mu oluyor? Yoksa kılcal damarlarda kalan kan ile hayat bir süre daha belli belirsiz devam mı ediyor? Zaten ölüm hissi korkunç bir şey; ya bir de ölenler öldüklerini hissediyorsa! Bazı yaşlar vardır; gülerek ölür, uykuya varıyormuş gibi ya da sönen kandil gibi. Ya güçlü kuvvetli bir delikanlı ansızın ölürse, bedenindeki tüm gücüyle ölüme karşı mücadele ederse, hangi duygulara kapılacak?
Birkaç kez tabutta olduğum fikri geçti aklımdan. Geceleri odam küçülüyor, sıkışıyor gibi geliyordu bana. Mezarda da aynı şey hissediliyor mu? Ölümden sonraki duygulardan haberi olan var mı?
Gözkapaklarım düşünce, silik bir dünya beliriyordu gözümün önünde; kendi yarattığım, düşüncelerimle, gözlemlerimle örtüşen bir dünya. Düşüncelerimin, tasavvurlarımın önünde hiçbir engel yoktu sanki. Zaman, mekân etkisini yitiriyordu. Rüyalarımı doğuran, bastırılmış bu şehvet hissi gizli ihtiyaçlarımın sonucuydu. İnanılmaz ama doğal şekiller, olaylar canlanıyordu gözümde. Uyandıktan sonra da o dakikada kendi varlığım hakkında kuşkuya kapılıyordum.