Her dem yeşil, Fihrist yayınevinden ve Kore edebiyatından okuduğum ilk eser oldu ve benim kore edebiyatına, tarihine karşı ilgi duymamı sağladı.
Her şeyden önce Güney Kore ve Türkiye: Mesafenin uzak ama dostluğun yakın olduğu iki ülkedir. Bu iki ülkenin geçmişte tarihlerinde yaşadıkları acılar, edebiyatlarına da yansımış ve bugünlere kadar gelmiştir. Bundan dolayıdır ki okuduğum kitapta bizden çok fazla şey gördüm. Özellikle bizim ülkemizde zamanında yapılan en iyi projelerden biri olan Köy Enstitüleri projesinin amacı: Mezunların aynı anda hem okul öğretmenleri hem de toplumun eğitmeni olması bekleniyordu. Öğrenciler aslında kendi okullarını, evlerini, kışlalarını, iş yerlerini vb. inşa ettiler ve birlikte yaparak ve yaşayarak üretim ile eğitimi kaynaştırdılar. Kitapta da aynı mantıkla Kore’de bin bir türlü zorlukla birkaç aydın insanın, ülkenin en ücra köşelerine gidip toplumu aydınlatmak ve eğitim vermek için kısıtlı imkanlarla yaptıkları Köy Enstitüleri ve Kırsal Eğitim Seferberliğini okuyoruz.
Romanın kaleme alındığı 1930’lu yıllar Japon sömürgesinin tüm ezici etkilerinin görüldüğü zamanlardır. Korece yasaklanmış, Korelilerin isimleri Japon isimlerle değiştirilmiş. Yazarın kendisi de o yıllarda aktif olarak bu zulme karşı çıkıp direnen, emekçilerin sorununu anlatarak emekçi sınıfının kurtuluşunu sağlamayı amaçlamıştır. Benim beklentimi fazlasıyla karşılayan bir eser oldu ve kore edebiyatına ilginiz varsa kaçırmamanız gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Bunun yanı sıra ilk defa bir kitabını okuduğum
Fihrist Kitap artık daha fazla kitap alacağım ve kapak tasarımları üzerine çok başarılılar.
Her Dem YeşilŞim Hun · Fihrist Kitap · 202211 okunma
Bir süre önce okumuş ve sizinle paylaşmıştım #edgarriceburroughs ‘un #tarzan serisini.Yine yazarın yarattığı unutulmaz #johncarter karakterini de #barsoom serisinde okumuştum.Bu kez de yazarın bir
..ve şarkılar ölümü çağırır, serinin ikinci kitabı. İlk kitabı #veşarkılariçinekapanır çok severek okumuştum. Dostluğun, kardeşliğin ve sevginin en güzel örneğine şarkılar eşliğinde şahit olmuştum.
Bir haftalık Kore Seul seyahatimden beri Kore ile ilgili her şey ilgimi çekiyor.Seul sokaklarında, metroda karşılaştığımız yaşlı Koreliler Türk olduğumu söyleyince ciddi sevgi gösterisinde
Woke kavramını duyduktan sonra oldukça ilgimi çekmişti. Kavramın adını yeni öğrensem de ifade ettiği şeyleri uzun zamandır düşünüyordum. Ramaswamy woke kavramını şöyle açıklıyor: " Woke olmak,