Yavaş yavaş ölürler / Pablo Neruda
Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler,
Yavaş yavaş ölürler okumayanlar,
müzik dinlemeyenler,
vicdanlarında hoş görmeyi barındırmayanlar.
Yavaş yavaş ölürler,
İzzetinefislerini yıkanlar
Hiçbir zaman yardım istemeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklara esir olanlar,
her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve
değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyen,
veya bir yabancı ile konuşmayanlar.
Yavaş yavaş ölürler
İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçınanlar,
tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
görmek istemekten kaçınanlar
yavaş yavaş ölürler.
Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin
"Naif insanlardı bizim nesil!..
Kitap ayracı nedir, bilmezdik mesela..
Güller kurutup, kuru gülleri koyardık kaldığımız sayfaya .. Bitince kıyamazdık atmaya; ne kitabımızı, ne de kuru gülümüzü...
Defterlerimizi bile süslerdik yukarıdan aşağıya
renk-renk kuru boyalarla. Tıpkı yüreğimiz gibi.
Güzel bir nesildik !.
Yere düşen ekmeği bile öper, alnımıza koyar,
ondan sonra duvar bulur koyardık. Kuşlar yesin, ayak basmasın diye...
Güzel çocuklardık biz !.
Utanç nedir, bilirdik. Pişkinlik yapanın adı çıkardı "arsız"a. Korkardık adımız çıkacak diye arsıza..
Saçımız, giyim kuşamımızda bile bir tertip, bir düzen vardı ...
Güzel çocuklardık biz !.
Aklımız gökkuşağı gibi renkli, yüreklerimiz lekesiz. Yaşayışımız, hayata insanlara bakışımız güzeldi ...
Güzel bir nesilden, kötü bir düzene denk gelmiş
"Üzgün" bir nesiliz şimdi biz" !.