Sesler içinde oturuyorum.
Ağaran sesler, kararan sesler...
Dünya yok. Kör bir boşluğun soluğu her yer. Zaman erimiş.
Ne görmenin büyüsü eşyada, ne gövdede dokunmanın yalnızlığı, ne kokuların getirdiği hayal.
Uzak yok. Yakın yok.
Bunca yıl yaşamamışım.
Kumlar uğultu, ağaçlar sis, toprak bunaltı.
Deniz ilk günkü bilinmezliğinde.
Bir sıkıntı pervanesi güneş.
Umut gibi umutsuzluğun da acısı bitti. Sabır denilen cezada soğudu yürek. Kalktım yürüdüm elimdeki çaresiz soruyla: İnsan neden hep sona bırakır kendini?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!