Kendi kendime macera hayalleri kuruyor, kafamda uydurduğum bir hayatı yaşıyordum. Durup dururken, ortada fol yok yumurta yokken kendi kendimi gücendirdiğim çok oldu; aslında hiç sebep olmadığını bildiğim halde kendimi öyle dolduruyordum ki, sonunda gerçekten gücenip içerliyordum.
Halkın alt tabakalarının hayatını, değerlerini, karakterini ve refahını kaderin eline bırakmışlar. Sanki bu kimseyi ilgilendirmezmiş gibi. Sanki her şeyi sonsuza kadar çözmüşler gibi.
"Bildikleri gibi yaşasınlar. İyi bir şey olursa mutlu olsunlar. Ağır ve çekilmez bir şey olursa sabretsinler."