Bilseydim öz olmadığını anneme öfke duymazdım. Nesine öfkeleneceksin ki annemin? Gencecik kız, getirip kucağına atmışlar beni, "Buna bak ve sus" demişler. Susmuş. Neredeyse hiç konuşmadı babamla seneler boyu. Bana da bakmış. Bak, büyümüşüm işte. Yıkamış, giydirmiş, yedirmiş. Ama "Bunu da sev" dememişler. "Al bu çocuğu, bunu da sev" deseler belki beni de severdi. "Bak ve sus" demişler, o da duyduğunu yapmış. Şimdi anlıyordum annemin bana karşıdan uzun uzun bakıp susuşlarını, dudaklarını ısırıp ağlayışını, bakışlarını kaçırışını. Ben zannediyordum ki bana nefretinden böyle yapıyor. Kendi gerçekliğinden, kendi kahrından kaçıyormuş gariban. Elinden bir şey gelmeyişine ağlıyormuş meğer.