Filiz

Filiz
@FilizGG
Öğretmen anne İçimdeki nehirler Deniz’lere Ulaş’tı
Reklam
Bazen suyun berraklaşması için önce bulanması gerekiyor.
Sayfa 165
Bilseydim öz olmadığını anneme öfke duymazdım. Nesine öfkeleneceksin ki annemin? Gencecik kız, getirip kucağına atmışlar beni, "Buna bak ve sus" demişler. Susmuş. Neredeyse hiç konuşmadı babamla seneler boyu. Bana da bakmış. Bak, büyümüşüm işte. Yıkamış, giydirmiş, yedirmiş. Ama "Bunu da sev" dememişler. "Al bu çocuğu, bunu da sev" deseler belki beni de severdi. "Bak ve sus" demişler, o da duyduğunu yapmış. Şimdi anlıyordum annemin bana karşıdan uzun uzun bakıp susuşlarını, dudaklarını ısırıp ağlayışını, bakışlarını kaçırışını. Ben zannediyordum ki bana nefretinden böyle yapıyor. Kendi gerçekliğinden, kendi kahrından kaçıyormuş gariban. Elinden bir şey gelmeyişine ağlıyormuş meğer.
Sayfa 167
Ekrem'le de evlendirebilirdim. Ona da olurdu. Ama Ethem'le evlendirdim Nurten'i. Üstünde Rıfat Hoca'nın duası vardı o kızın. Benim kanayan yarama, istemeden içini paramparça ettiğim oğlana merhem olsun bu kız istedim. Eş olsunlar birbirlerine, alsın gitsin Ethem'i, kursunlar yuvalarını. Bıraksın artık Ethem benim peşimi istedim. Sevemedim, hakkıyla analık edemedim ama büyüttüm, evlendirdim onu. Âlemin sahibi var, gerisini de o düşünsün.
Sayfa 163
O gün ilk kez bana bir derdini anlattı Rıfat Hoca. Kızı onun kucağından alıp bizim eve götürmek istedim. Peşinde Rıfat Hoca da gelsin isterse. Gönderelim Kâzım'ı. Bizim de bütün ağrılarımız dinsin. Emin iyi olsun, Ethem iyi olsun, Ekrem iyi olsun, Nurten iyi olsun, ben iyi olayım. Rıfat Hoca hepimizi iyi etsin istedim. Seneler boyu her gittiğimde bunu istedim. Olmadı. Olmayınca olmuyor. Alemin bir sahibi var, demek ki böyle uygun gördü.
Sayfa 162
Reklam