Ekrem'le de evlendirebilirdim. Ona da olurdu. Ama Ethem'le evlendirdim Nurten'i. Üstünde Rıfat Hoca'nın duası vardı o kızın. Benim kanayan yarama, istemeden içini paramparça ettiğim oğlana merhem olsun bu kız istedim. Eş olsunlar birbirlerine, alsın gitsin Ethem'i, kursunlar yuvalarını. Bıraksın artık Ethem benim peşimi istedim. Sevemedim, hakkıyla analık edemedim ama büyüttüm, evlendirdim onu. Âlemin sahibi var, gerisini de o düşünsün.
O gün ilk kez bana bir derdini anlattı Rıfat Hoca. Kızı onun kucağından alıp bizim eve götürmek istedim. Peşinde Rıfat Hoca da gelsin isterse. Gönderelim Kâzım'ı. Bizim de bütün ağrılarımız dinsin. Emin iyi olsun, Ethem iyi olsun, Ekrem iyi olsun, Nurten iyi olsun, ben iyi olayım. Rıfat Hoca hepimizi iyi etsin istedim. Seneler boyu her gittiğimde bunu istedim. Olmadı. Olmayınca olmuyor. Alemin bir sahibi var, demek ki böyle uygun gördü.
Sonra annem hastalandı zaten. Ben lisedeydim. Gırtlak kanseri, dediler. Geçen benim bu hastalık işi patlak verince, araştırdım biraz. Bu hastalıklar durduk yere olmuyormuş. Hep bir psikolojik nedeni varmış. Annemin hastalığını merak ettim, ona baktım. Gırtlak kanseri falan diyor, öyle söyleyecek lafı olup da söyleyemediğinde veyahut yutkunamadığı bir şeyler yaşadığında olurmuş. Söyleyemediği neyi olacak lan annemin? Konuşsaydı, tuttular mı? Yutamadığı ne olacak onun? Her dediğini yaptık hepimiz. Babam da öyle karısına zulmeden, eziyet eden erkeklerden değildi. Başında kaynanası da yokmuş bak. Babamın anası, babası, kardeşi yok. Annem öyle babamın ailesiyle de uğraşmadı. Üç çocuğu var, çocukları sağlıklı, kocası başında. Ne istiyorsun daha bu hayattan? Ne derdin var senin de gidip gırtlak kanseri oluyorsun? Ne derdin olabilir senin, senelerce hepimize hayatı dar ettin?
Nasıl anlatsam, havada gibiydim hep. Bastığım bir toprak, tutunduğum bir dal, yaslandığım bir duvar yoktu. Anneme yaslanmaya çalışıyordum, babama değil, inadına anneme yaslanmaya çaışıyordum. Ona tutunamayınca hiçbir yere sığamıyordum. Yersiz yurtsuz yaşadım ömrüm boyunca. Kendim tutunamayınca kimsenin bana tutunmasına da izin veremedim. Olmaı. Ben de, Nurten de, çocuklarım da savrulduk aynı evin içinde. Birbirimize tutunamadık, çarpıştık sadece, değdik ve uzaklaştık.