Merhabalar,
Seray Şahiner çok severek takip ettiğim bir yazar. Samatya ise çocukluğum. Dolayısıyla çıktığı gibi aldım kitabı. Bir süredir baharın gelişini bile unutturan anormallikler yüzünden ruhum kararmışken, biraz teselli bulur, neşelenirim diye bu kitabı elime aldım.
Gelgelelim, neşelenmek bir yana burnumun direği sızlayarak, kalbim ağrıyarak okudum. Çok güzel yazmış Seray Hanım. Öyle kanırtmadan, köpürtmeden olanı, yaşananı yazmış.
Benim çocukluğum da Kocamustafa Paşa tren istasyonu yakınlarında geçti. Belki Melek'in çocukluğundan birkaç yıl öncesi olabilir ama o zamanlar hiçbir şey hızlı değişmiyordu zaten. Sokaklarda geçen oyun günleri: özgür ama savunmasız ve korunmasız...
Melek'in çocukluğu kadar yetişkinliği de zor. Kızı İnci'nin de, başka şartlar yüzünden bile olsa benzer bir çocukluk yaşaması ayrı bir yara. Ve o dönemlerin önemli sorusu: Çocuklar da insan mı? Değil gibiydik sanki. Daha çok söyleneni yapması ve bir an önce büyümesi beklenen robot gibi bir şeydik. Travma falan yaşayamazdık biz. Bir şeylerin yanlış olduğunu hisseder ama sesimizi çıkaramazdık.
Neyse, bu konu uzar gider. Biraz nostalji biraz hüzünle okudum ve çocukların, özellikle kız çocuklarının şimdi bile bu kadar savunmasız olmasına, en beklenmedik kötülüklerin aile denen yapıdan gelmesine hem üzüldüm hem kızdım. Böyle işte.
Sevgiyle kalın, aklınıza mukayyet olun.
.
#VatanMilletSamatya
#SerayŞahiner
#reklamdeğilkendimaldım