Anadolu'nun bir köyünde yaşayan bir aile, şehirde çalışan baba Huvat, geri kalan her işi halleden anne Atiye, beş kardeşin dördüncüsü Dirmit kız. Batıl inançlar, hurafeler, anlamlı-anlamsız âdetlerle iç içe hayatlar. Sonra şehre göç. Herkes yaşama tutunmaya çalışırken Dirmit'in her şeye ve kendine anlam bulmaya çalışması.
. .
Tüm bunlar kısa cümlelerden oluşan, yöresel kelimelerle süslenmiş masalsı bir dille, hızlı bir tempoda anlatılıyor. Kısa bir alışma faslından sonra kâh güldüren kâh içinizi sızlatan hikâyeye kapılıp gidiyorsunuz. Kitap, yazarın hayatından parallellikler de taşıyor.
.
Okumanızı tavsiye ederim.
.
Sevgiyle kalın
.
.
Başına kötü bir şey gelirse suçlu sen olursun. Bizde öyledir. Ne işin vardı, derler, gecenin o saatinde, o karanlıkta, o yağmurda, o sokakta, o kafayla? Girmeseydin kardeşim! Derler. Sonunda özür dilemek zorunda kalırsın.