Kırgınım tüm yaşadıklarıma inat, yaşayamadıklarıma ..Sevdiğim halde sevgimi, gösteremediğimin dile getirilmesine. Sesi ve nefesi ile can bulduğum halde ,gözlerinde eriyemediğime. Öfkenin ve kızgınlığın sevginin ve Vefa'nın önüne geçmesine. Her yaşanan olay da suçlanmaya ,anlaşılmak için dönüp bakılmamasına. Aşkına maşuğum yarim derdime derman yarim deyip omzunda ağlayamadığıma. Gönlümde tek ses tek vurgu oldun sen .Senden başka ne kapı açıldı ne de ben kimseyi buyur ettim .Aşk mabedi tek kişilik o da yalnız sen olacak ben son nefesim de dahi sen diyeceğim .Ey gönlümün sonsuz aşkı kırgınım ama en çok da yokluğuna .....
Yine de biri çıksa, nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim.
Kederli olduğum da söylenemez zaten. buna sebepte yok çünkü. Ne taze bir ölüye sahibim, ne felaket geçirenlerim var.
Dedim ya oturuyorum öylece. İyi ki etrafımda kalbimi tanıyanlar yok. Ağırlıksız duran bedenimi küçümsiyeceklerdi. Sonra da birbirlerine dürterek, ya da ilerdeki arkadaşlarına göz işareti vererek beni gösterecekler, “kalbini yok etmişin haline bakın, hınzır pek de pratik, belli etmiyor hiç” diyeceklerdi.
Ama iyi ki yoklar.
Yüzümü saklamayı düşünmeden durabiliyorum.
{Cahit ZARİFOĞLU}
Bugün kimse sana dokunmasa mesela. Öyle dursan. Kimse “Neyin var?” diye sormasa. Çünkü insanın hiçbir şeyinin olmadığı günler de olur..
Hiçbir şey günleri..
~Ece Temelkuran~