h̷i̷ç̷ ོ

h̷i̷ç̷ ོ
。゚゚・。・゚゚。 ゚。ɑⵢ̧ƙı  ゚・。・ bulamazsan eğer ömrün yarısı dağınık ve perişan diğer yarısı ah ile pişman geçer!
Neden hep içimizdeki ilahi ışığı görmezden gelip kıyamet senaryoları yazıyoruz; neden içimizdeki saf sevgiye bir şans vermiyoruz; neden karanlıklara karşı bizlerde içimizdeki ışığı söndürüyor o karanlığa bir karanlık daha ekliyoruz? Oysaki karanlık ışığı bekler aydınlanmak için. . . içimizde nefreti değil sevgiyi büyütürsek, savaş çığlıkları değil, barış şarkıları söylersek, paylaşır ve güvenirsek, Yaradan'ın bize açmayacağı ilahi aşk kapısı yoktur.. Yaradan bir gül ise, O'na inanan da bülbüldür. Ve o güle aşık bülbül insanlığa hep barışın makamı nihavent eşliğinde, huzur veren sesiyle şarkılar terennüm eder durur.. Ama bir gün bakar ki şarkısını anlayan yok, işte o an yüreğinin zindanlarında onulmaz bir acıyla, matemini tutar. Ama yine de bilir ki, bu zindandan çıkış vardır.. Kainat inanandan asla yardımını esirgemez. En umutsuz anlarda bile her zaman koruyan ve kurtaran bir el, saflığını içindeki ilahi ışığı koruyabilmiş olanlar için uzanır. Ve o bülbül çok geçmeden yine bir dem tutturur nihaventli ezgilerde. . .
Sayfa 128·Kitabı okudu
Reklam
Hz. Muhammed, Hz. Musa, Hz. İsa ve daha birçok kutsal insan.. Onlar hep dinlere sembol edildiler. Birçoğumuz, gerçekte ne anlatmak istediklerini bile anlamaya çalışmadan, onları inancımızın sembolü kıldık. Kutsal olanın bedenler değil, Yaradan'ın enerjisi ve bilgelik olduğunu unuttuk. Onları süs ve övgü dolu şiirlerle süsledik; ölümlerinin ardından ağıtlar yaktık; onlara atfettiğimiz inançları üzerimize giysi gibi giydik. Bu giysilerle sosyal statü aradık. Daha da yetmedi bazılarımız onları, dünyevi hırsları için kullanarak güç elde etme telaşına girdiler. Mesih'i, gelecek kurtarıcıyı hep kendimizin dışında aradık. Halbuki o kurtarıcı bizim içimizdeki ilahi sezgideydi, hoşgörüde idi, affedicilikteydi, sevgideydi... Ama anlamadık. . . Sonra bir baktık ki tüm bu yaptıklarımız, içimizdeki İlahi ışığın ölüm töreni...
Sayfa 127·Kitabı okudu
dejavu..
Geçmiş, gelecek, an... Her şey birdi her zaman... Hiçlikte kaybolurken ruhlar, tutunmak için yaşama, zam.an.a sığındılar... O zamanlardan bir zam.an ki, o aslında "genişlemiş an"dı, güneş bir gün dönümünde, her şeyin başladığı yer var sayılan galaksinin kara noktasıyla aynı koordinatta birleşti. Bir güneş dönemi daha bitti Maya kozmolojisinde.. Güneş, galaksinin kara noktasıyla birleşti ki aslında o nokta bir kara delikti. Maya'ların kutsal yıldızları gökte hizaya dizildiler. Göklerde yıldızlardan bir çarpı belirdi.. Ve yeniden var oldu, bu birleşimin muhteşem "Yaşam Ağacı" Mayaların kutsal "Yaşam Ağacı" belki de Kuran'ı Kerim'deki Tuba Ağacıydı... Kökleri dal, dalları kök olan kutsal cennet ağacı ki, O'nun göklere uzanan köklerinde her daim melaikeler uçuşurdu.. Bu ağacın oluşumuydu anahtar. işte o an açıldı galaksinin kara noktası yani kapalı gözü ki o göz özlenen, istenen, gidilmesi amaçlanan yüksek boyutlara açılan bir kapıydı... O kapıdan geçebilecek olanlar ise, yalnızca saf kalabilmiş ruhlardı... O da, saf kalabilmiş ruhlardandı; inancı bilgelikte arayanlardandı; kapılmadan dünyevi safsatalara, yüceliği yüreğinde bulanlardandı; O, genişlemiş anda, henüz dünya zamanıyla yaşanmamış olanları görebilme sırrına ermiş olanlardandı... Gördüğünde galaksinin açılan kapısını, diledi "Allah'ım aç kapılarını Allah'ım aşk kapılarını... Bu, bir duru görüde yakarıştı.. Yaradan'a. . . istedi ki, açılan kıyamet kapısı değil, Allah'ın, yarattıklarına duyduğu aşkla bezeli diyarlara açılan bir cennet kapısı olsun. . . Dileyene, isteyene sonuna dek açıktı kapılar. Açılan kapıdan içeri girdi. ışıklı bir yolculuktu yaşadığı. Bambaşka bir boyutta, daha önce hiç bilmediği ilahi sularla yıkandı, görmediği uykulardan uyandı ve dünyevi bilinç onu terk etti. Yeni bir hayata kavuşturulduğu
Sayfa 125·Kitabı okudu
"Cennet İlahileri" Yaradan'a, yaşadığı coğrafyaya, insanlara aşık bir gönlün yürek haykırışları...
Sayfa 124·Kitabı okudu
Yaşamda bazı sevgiler vardır tanımlanamaz... Sadece sevginin sonsuz enerjisiyle bir danstır yaşanan ve o yaşanmışlıkta kadim dostluklar gizlidir.. Bazı sevgiler, sonsuzdan gelen yine sonsuza giden dostlukların şimdiki hayatlarımıza yansımasıdır.. Evrenin birçok gizemi ve tümümüzün içindeki o henüz keşfedilmeyenler, o şarkıların derinliklerinde, sır dolu dizelerinde saklı... Ve o dizelerin sır kapıları evrenin sonsuzluğuna açılıyor... şifreler bizdeki bizleri çözüyor...
Sayfa 122·Kitabı okudu
Reklam