Yükseldikçe Kainat dostları artar, dünyevi dostlar azalır. . .
Işık yüzüne daha bir yansıdıkça ve ruhun aydınlandıkça karanlık düşüncelerini daha bir yollarlar üzerine. . . Egolarının hırçın kahkahalarını neşe sanıp, başkalarını aşağıladıkça yüceldik sanıp kurulurlar altın sandıkları, altın suyuna batma sahte tahtlarına. . .
O taht karardığında, neye uğradıklarını şaşırır ve kaybettikleri dünyalıklarının ardından yas tutmaya başlarlar. . .
Ruhlarının tutsaklığına değil de kaybettikleri dünyalıklara ağıtlar yakarlar. . .
Tutsak ruhlar cehenneminde, kalabalıklar içinde ne kadar yalnızsındır ve eksik kendinle ama Kainat dostlarıyla olduğunda ne kadar kalabalık ve ne kadar tam. . .
Benim en kalabalık olduğum yer kendim. . .
Bunu anlamıyorlar, bazen başkalarıyla tam olmaya çalışanlar. . .
Anlamaz bakışlarla bakıyorlar yüzüme, bense onlara sadece gülümsüyorum biliyorum ki anlağı gelişmemiş bilinçlere anlatmak zordur, eksiklikleri gizlemek içindir hep başkalarına sığınışlar. . .