h̷i̷ç̷ ོ

h̷i̷ç̷ ོ
。゚゚・。・゚゚。 ゚。ɑⵢ̧ƙı  ゚・。・ bulamazsan eğer ömrün yarısı dağınık ve perişan diğer yarısı ah ile pişman geçer!
Her şey hiçbir şey..
Sonsuzluğun o yaradılış, "an"ında, bir Haberci Güvercin çıktı yola. Açıldı kanatları bilinmez bir ışıltıya... Yüreğinde ışığın aşkı, dilinde sevda sözcükleri... O sevdalı bir varlıktı. . . Sevdalı bir yürek... Arayışın girdaplarında kanat çırpardı, yükselişin sarmallarına... Hep daha yukarı, daha yukarı, en yukarı.. Yükseldikçe, evrensel gerçeklerin daha bir farkına varıyordu. Bir çift kanat üzerinde yol aldı durmadan. Ruhu, ne olursa olsun "Durma! Devam et!" diyordu. Sevgiyle kanat çırptı, "hiçbir şey" olmanın, "her şey" olmak anlamına geldiği, evrenlere.. Durmaksızın, bıkmaksızın, kırılmaksızın.. Sevdalı ağaçların dallarında şakımak... Umut dağıttığın her yürekte var olmak. . . Umutsuz yüreklere kanat çırpmak, onlara pencerelerinden gün doğumunu müjdelemek, varlığında, şarkısında, şiirinde, sözünde, sazında, kanadında yeniden doğmak. . . Her doğumda daha yükselmiş olmak, her doğumla yeni bir var oluşa kanat çırpmak ve her geceye "Günaydın!" diye haykırmak... Haberci Güvercin, ruhunun ışıltısında evrensel göklerde yol aldığı zamanlarda, her şeyle birdi. . . O uçuşlarında görüyordu ki, iç uzaylarında ne varsa dış uzayda da aynısı var... Fizik bedenimizde, ruhumuzda düşüncemizde, ne varsa dış uzayda da genişlemiş halde o var. . . Birlikte varlık, varlıkta hiçlik var. Aslında ne iç uzay ne de dış uzay var... Her şey tek "bir" varlık.. Hiçbir şey ülkesin de Hiçbir şey 'her şeymiş' Her şey 'hiçbir şey' Hiçbir şey Her şey hiçbir şey.. Işığın Aşkıyla İlhan İrem
Reklam
Aşk..
Aşk kör değildir, daha azını değil daha fazlasını görür. Ama daha fazlasını gördüğü için daha azını görmeye isteklidir.. Julia Weber
Aşk
Fehm..
“Hasta olduğun için değil, hayatta olduğun için öleceksin..” Lucius Seneca Hepimiz, belirsizce belirlenmiş süregelen bir sürecin parçası ve parçaların bütüne etkisi gibiyiz. Sürer gideriz.. Kimi zaman akıntıyla birlikte, kimi zaman akıntıya karşı kürek çekeriz. Kimi zaman direnir kimi zaman yorgun düşeriz. Hepsi hayata dair hepsi yaşamdan bir parça deriz.. Lakin; Yaşamın amacı, ölünceye kadar anlamlı yaşamak iken hep yaşayacakmış gibi yaşarsak miskinleşiriz. ölüm unutkanlığıyla ve yaşamı mülk edinme çabasıyla didiniriz. ölümün sırrına ermek isteriz fakat bu sırrı yaşamın kalbinde aramadıkça nasıl bulabiliriz..? Dünya sahnesinde hayal perdesinde sadece bir seyirci miyiz..?