Filo

Filo
@Filo_sofia
Bilgiyi seven.
İslami düzen iki tehditle karşı karşıyadır: dışarıdaki kâfir ve içerideki kadın.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Özgür ama uyumlu
Cumhuriyet dönemi feminist savlar, bu nok­tadan hareketle, kadınların özgürleşmesinin Batı'dan ithal, yabancı bir şey değil, kökleri Orta Asya'da bulunan Türk kültürünün ayrıl­maz bir parçası olduğunu göstermeye çalıştılar. Görünürdeki bu vurgu değişimine rağmen, kadınlar üzerine milliyetçi ve İslami söylemleri birleştiren sürekli bir kaygı vardı: Nasıl tanımlanırsa ta­nımlansın, kadınların konum ve davranışlarının cemaatin "hakiki" kimliğiyle uyumlu ve onu tehdit etmeyecek şekilde oluşturma yo­lunda bir telaş.
1908 'ler ve sonrası
Kadınlar, denetleyebilecekleri tek emek gücü tipine ve yaşlılık güvencesine ancak evli oğulları yoluyla ulaşabilirler. Oğul­lar kadınların en önemli dayanağı olduğu için, onların ömür boyu anneye bağlı kalmasını sağlamak sürekli bir zihinsel meşguliyet yaratır.
Kadının giysisine dahi müdahale eden erkek grubu..
Hükümetler bu gibi durumlarda taktik olarak kadınların denetimini ait olduklan cemaate ve ailelerine devretme­yi, böylece kadın yurttaşlarını gerekli yasal korumadan yoksun bı­rakmayı tercih edebilirler. Buna bir de devlet destekli köktendinciliğin eklendiği durumlarda, ataerkil otoritenin akraba olmadıklan halde kadıniarın kamusal alanda nasıl giyinip nasıl davranacaklarını denetleyen erkeklerce uygulanması eklenmektedir. Gerçekten de, Pakistan ve İran'da, din adamlan, polis ya da bunu "kendine iş edinen" erkek yurttaşların, kadınların giyimleri ve davranışlan üze­rinde genellikle hane halkı ve yakın komşularca uygulanan deneti­mi uygulama yetkisini ele geçirdikleri görülmektedir.
1000Kitap
bağımsızlıktan sonra kurulan devletlerin ister ai­le yasaları, ister daha geniş eğitim, istihdam ve nüfus kontrolü po­litikalarıyla uyguladıkları müdahaleci politikalar, kadınların ba­ğımsızlaşmasına çok sınırlı bir etki yapabilmiştir. Bunun birçok ne­deni vardır. Önce, kadınların bağımsızlaşması için alınan önlemler genellikle demokratikleşme ve kadınların çıkarlarını özerk olarak savunabilecekleri bir sivil toplumun oluşumuyla koşut gitmemiştir. Tersine bu önlemler daha çok tepeden inmeci ve genellikle otoriter, baskıcı rejimierin uygulamalarının bir parçası görünümündedir. Reformcu hükümetlerin, bir yandan kadınlara yeni haklar tanırken diğer yandan var olan bağımsız kadın örgütlerini tasfiye ettikleri ve yerine genellikle devlet-partisi olan iktidardaki partinin uysal yan örgütü niteliğinde, devlet destekli kadın örgütleri kurdukları görülür.
Sayfa 110