Aşk konusunda ne düşünmüşsek, yüzyıllar önce nasıl sevmişsek bugün de bunu aynı ilkel, kaba ve totaliter biçimde sürdürüyoruz.
Aşkın evriminde duraksama olmuş bir yerlerde, bir zamanda, kendi içimizde...
Amerikalı yazar Saul Bellow'un dediği gibi, "Radyasyondan çok birbirlerinin kalplerini kırmaktan ölüyor insanlar."
Sümer ve Eski Mısır şiirlerinden günümüze kadar tanımlandığı şekliyle aşk, özgürlüğe karşıdır. Aşkın tanımı ve pratiğinde, özgürlükle aşk arasında bir çelişki vardır. Sürekli bir ilişkiye girmektense özgür olmalı denildiğini sıkça duyarız. Aşk yıprandıkça çoğu insan kendisini kahreder, bunu düşünmemeye çalışır. Birçokları da, daha deneyimli arkadaşlarıyla konuştuktan sonra, bu yeni durumu, yaşamın tevekkülle karşılanması gereken bir gerçeği olarak kabul ederler.